Ayın Özel Haberi: Kaliforniya’da Sahte Kaza
Kaliforniya’da 60 Bin Sterlinlik Sahte Kaza İddiasına Hapis Cezası
Kaliforniya’da gerçekleştiği öne sürülen sahte bir trafik kazası üzerinden yaklaşık 60 bin sterlin sigora tazminatı talep eden bir kişi, sigorta dolandırıcılığı suçundan hapis cezasına çarptırıldı.
Bradford'un Brook Street semtinde yaşayan 38 yaşındaki J..’in, Kaliforniya’da tatil yaptığı sırada kiralık bir araçla kaza yaptığını öne sürerek 59.987 sterlin tutarında sigorta talebinde bulunduğu bildirildi. H., kullandığı Range Rover marka araçla seyir halindeyken yola çıkan bir hayvandan kaçmak amacıyla direksiyonu kırdığını ve aracın duvara çarptığını iddia etti.
Sigorta şirtketinin, söz konusu hasar dosyasının sahte olabileceğine yönelik ihbar almasının ardından olay, Londra Şehir Polisi’ne bağlı Sigorta Dolandırıcılığıyla Mücadele Birimi’ne (IFED) taşındı. Yürütülen soruşturma kapsamında, kazaya ilişkin sunulan belgeler ve beyanlar detaylı şekilde incelendi.
Leeds Kraliyet Mahkemesi’nde görülen davada H., sahte beyan yoluyla dolandırıcılık suçunu kabul etti. Mahkeme, sanığı iki yıl hapis cezasına çarptırırken, cezanın iki yıl süreyle ertelenmesine karar verdi.
Mahkeme ayrıca, H.’in sigorta şirketinden aldığı 59.987 sterlinlik ödemeyi geri iade etmesine hükmetti. Bunun yanı sıra, soruşturma sürecinde yapılan analiz masraflarını karşılamak amacıyla 6.000 bin sterlin ödeme yapması ve 300 saat kamu hizmetinde görev alması kararlaştırıldı.
Londra Şehir Polisi Sigorta Dolandırıcılığı Uygulama Departmanı’ndan Dedektif Memur D. W., olayla ilgili yaptığı açıklamada, sahte sigorta taleplerinin dürüst sigortalıların sigorta primlerinin yükselmesine neden olmaktadır.
“H. için en büyük sorun, aleyhinde bulunan tartışmasız delillerdi. Kaza iddiasının ortaya çıktığı sırada onun Birleşik Krallık'ta bulunduğunu ve sigorta şirketine gönderdiği belgeleri tahrif ettiğini ortaya koymak için kapsamlı bir soruşturma yürüttük.
Olayla ilgili soruşturma kapsamında elde edilen bulgular, sigorta şirketine sunulan belgelerin büyük bölümünün gerçeği yansıtmadığını ortaya koydu.
H., sigorta şirketine yaptığı başvuruda, Kaliforniya’daki ‘’All Star Car Rental’’ isimli araç kiralama şirketine, hasar gören Range Rover ‘ın onarım masrafları için 59.987 sterlin ödeme yaptığını bildirdi. Başvuruda ayrıca, Los Angeles Polis Departmanı’ndan (LAPD) alındığı öne sürülen belgeler, trafik kazası bildirim formu (SR-1), hasarlı araca ait fotoğraflar ve banka özetleri de delil olarak sunuldu.
Sigorta şirketi, ödeme sürecinin ardından H. ile birden fazla telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Tazminat dosyası mart ayında sonuçlanırken, H.’e toplam 59.987 sterlin ödeme yapıldı.
Ancak soruşturma seyri, sigorta şirketine yapılan bir ihbar sonrası değişti. Ağustos ayında şirkete ulaşan bir kişi, kazanın gerçekleştiği tarihlerde H.’in Birleşik Krallık’ta bulunduğunu öne sürdü.
Bunun üzerine başlatılan detaylı incelemede, H.’in iddia edilen tarihlerde ABD’ye giriş yaptığına dair herhangi bir resmi kayıt bulunmadığını tespit edildi. Ayrıca ‘’All Star Car Rental’’ adıyla faaliyet gösteren bir araç kiralama şirketinin var olmadığı da belirlendi. Dosya daha kapsamlı inceleme yapılması amacıyla IFED’e devredildi.
IFED tarafından yürütülen araştırmada, kazaya ait olduğu öne sürülen hasarlı araç fotoğraflarının bir araç müzayede internet sitesinden alındığı ortaya çıkarıldı. Soruşturma kapsamında sigorta şirketine sunulan LAPD belgelerinin de sahte olduğu belirlendi.
Kaliforniya Otoyol Polisi (CHP) yetkilileri, kazanın gerçekleştiği öne sürülen Interstate 110 otoyolunun kendi yetki alanlarında bulunduğunu ve bu nedenle olaya ilişkin herhangi bir acil çağrının LAPD yerine CHP’ye yönlendirilmesi gerektiğini doğruladı. Ayrıca, eyalet otoyollarında meydana gelen trafik kazalarında kullanılan SR-1 formuna ilişkin yapılan incelemede, H. adına herhangi bir resmi kayıt bulunmadığı ifade edildi.
Soruşturma kapsamında yapılan ek incelemelerde, H.’in sigorta şirketine sunduğu banka hesap özetlerinin de sahte olduğu tespit edildi.
Temmuz 2020’de IFED görevlileri tarafından gözaltına alınan H., polis sorgusunda sigorta talebiyle ilgili herhangi bir bilgisi olmadığını savundu. H. ayrıca, 2019 yılının ağustos ayında sigorta şirketine ulaşarak tazminat başvurusunun sahte olduğunu bildiren kişi tarafından tuzağa düşürüldüğünü iddia etti.
Yetkililer, soruşturmanın devamında, sigorta şirketiyle yapılan telefon görüşmelerindeki ses kayıtlarını incelemeye alarak H.’in sesiyle karşılaştırmak üzere detaylı bir ses analizi çalışması başlatıldı.
2022 yılında IFED yetkilileriyle gerçekleştirilen ikinci görüşmede H., söz konusu telefon görüşmelerinin ‘’deepfake’’ teknolojisi kullanılarak oluşturulmuş olabileceğini öne sürdü. Ancak yetkililer, gerçek zamanlı telefon görüşmelerini bu düzeyde taklit edebilecek teknolojinin 2019 yılında mevcut olmadığını belirtti. Bunun üzerine H., kendisine tuzak kuran kişinin bu teknoljiyi geliştirmiş ya da karanlık web üzerinden temin etmiş olabileceğini iddia etti.
Soruşturma kapsamında gerçekleştirilen ikinci ses analizinde ise H.’in deepfake teknolojisine ilişkin iddialarını destekleyecek herhangi bir bulguya ulaşılamadı.
Öte yandan H.’e ait düzüstü bilgiyasayar üzerinde yapılan incelemelerde, cihazın sigorta şirketine sunulan belgelerin hazırlanmasında kullanılduğu tespit edildi.